
Savaş ve Barış, Rus yazar Lev Tolstoy tarafından yazılmış ve ilk kez 1869 yılında yayınlanmış roman. Roman dünya edebiyatının en önemli başarılarından ve önemli eserlerinden biri olarak değerlendirilir.”Savaş ve Barış” L. Tolstoy’un diğer eseri olan “Anna Karenina” (1873 – 1877) ile birlikte yazarın edebi yaratıcılıkta zirvesi olarak kabul edilir.
“Savaş ve Barış” Rusya’nın Fransa tarafından istilası döneminde yaşanmış olayları ve Napoleon döneminin Rusya’da Çar toplumuna etkisini, bu etkinin doğurduğu sonuçları beş asil aileden örnekler vererek tarif etmektedir. Romanın ilk hali 1865 – 1867 yıllarında “Rus Haberci” gazetesinde dizi halinde “On yıl 1805” adı ile yayımlandı. Roman tam olarak ilk kez 1865 yılında yayımlandı. 2009 yılında “Newsweek” tarafından hazırlanan “Top 100 Kitaplar” listesinde “Savaş ve Barış” birinci oldu.
Tolstoy, eser hakkında, “Savaş ve Barış” “roman değil, bir manzume, daha çok ise, tarihi günlüklerdir” demiştir. Romanın bazı bölümleri ise tasvircilikten tamamen uzak olmakla beraber, felsefi vatanperverlik karakteri taşır.
İçerik

Tolstoy Kırım Savaşı’na iştirak etmiş ve önceden de savaş sahneleri ile zengin kısa hikâyeler yazmıştır. Romanı yazmaya, aile hayatı kurduktan sonra başlamıştır. Yazar eserin ilk bölümünü “1805” adı altında kaleme almıştır.Roman Tarihî roman olarak gösterilir. Aynı zamanda XVII.-XIX. yüzyıl literatüründe yaygın olan birçok karakter nedeniyle sevgi romanın bazı özelliklerine de sahiptir. “Savaş ve Barış” kendi edebî statüsüne daha çok, kendine özgü tarzıyla yükselmiştir.
Tolstoy romanda yeni bilgi verme, aktarım yolunu kullanmıştır. Yazar, olayların arka planından kendi kahramanlarının özelliklerini okuyucuya usulca aktarır. Olayların derin ve ayrıntılı tasvirine dikkat çekerek, özellikle savaş sahnelerinin ve ziyafet salonlarının okuyucuda dramatik bir etki sağlar. Bu, roman sanatında yeni bir adım olmakla beraber, XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok yazar tarafından taklit edildi. Bu adımı ilk defa atan kişi olarak Tolstoy bir daha kendi üstünlüğünü kanıtlamış oldu.
Romandaki Gerçekçilik
Tolstoy, önemli tarihi olayların yaşandığı dönemi tasvir etmek için tarihi araştırmalar yapmış ve dönemin gerçeklerini anlamaya çalışmıştır. Birçok tarihi romanın yazım tekniğini inceledi. Kırım Savaşı gazisi olan Tolstoy, romanda resmî tarihi, özellikle resmî savaş tarihini eleştirdi. Tolstoy, Napolyon Savaşları hakkında hem Fransız, hem de Rus dilinde yazılmış tüm tarihi araştırma eserlerini okumuş ve edindiği bilgileri romanda kullanmıştır. Yazar, eserin üçüncü cildinden başlayarak, tarihe dair kişisel görüşlerini belirtmiştir. Eserin ikinci cildinde, söylentileri ve tarihi olguları karşılaştırarak gerçeği ortaya çıkarmaya çalışmıştır.
Tolstoy, eserinde “bizim dedelerimiz yaşadığı dönemlerde” belirttiği gibi, romanın kaleme alındığı dönemden altmış yıl önceki olaylar tasvir etmiştir. Romanı yazmadan önce Rusya’nın Fransa istilasını yaşamış birçok kişiyle görüşerek, asıl gerçeği ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Napolyon başta olmak üzere, romanda anlattığı tarihi kişilere ait mektupları, dergileri, otobiyografik ve biyografik eserleri okumuş ve bu yazara tasvir figürlerin gerçek karakterini yaratmaya imkân vermiştir. “Savaş ve Barış” romanında 160 tarihi şahıs yer alır.
Dil

olstoy romanı Rus dilinde yazsa da, diyalogların büyük bir bölümü (açılış paragrafı da dahil) Fransızcadır. Bu romanda anlatılan dönemin Rus aristokrasisine özgü özelliğinden kaynaklanmaktadır. Öyle ki, bu dönemde Rus asilzadelerinde Fransızca konuşmak prestij sayılır ve Fransızca Rusçaya üstün tutulurdu. Bu tamamen tarihi gerçeklere dayanmaktadır. Öyle ki, Fransa kralı XIV. Louis, Rus asilzedelerini kabul ettiğinde, Rusların kendi ana dillerinde çok zayıf konuştukları ortaya çıkmıştı. “Savaş ve Barış” romanında da, örneğin, hanım kız Mariya’nın arkadaşı Jüli Karagina kendi anadili olan Rusçayı öğrenmek için özel öğretmeni vardı.
Tolstoy karakterlerin dili ile Fransızca cümlelere yer vermekle, edebi açıdan daha canlı karakterler yaratmaktan başka, romanın yazıldığı dönemde Rus dilinin halen Rusya’da hak ettiği pozisyonu alamamasına gizlice işaret etmek istemektedir. Bu, Pierre ve diğer imgelerin Bonapartistlerle tartışması sırasında Fransız ifadelerine yer vermeleri ve kendi fikirlerini Fransızca ifade etmeleri ile ironik şekilde dikkate alınıyor. Bu bazen Napoleon’a karşı hiciv gibi de kullanılır. Romanda, Pierre, Elene’ye evlenme teklif ederken Fransızca konuşuyor ve “Je vous aime” (Ben sizi seviyorum) diyor. Aynı zamanda evlilikten sonra, Ela’nın ihaneti ile ilgili skandal sırasında da, Pierre eleştirel ve sinirli fikirlerini Fransızca bildirir.
Tarihi bağlam

Eserde olaylar 1805 yılında Çar I. Aleksandr (Rusya) ın iktidara gelmesi ile başlar ve 1812 yılında Napolyon’un Rusya’ya saldırısı ile doruk noktasına ulaşır. Paris in Batı Avrupa uygarlığının merkezi olarak algılandığı II. Katerina’nın hakimiyeti döneminde (1762 – 1796) ilişkiler henüz yeterince ılımlıydı. Yekaterina kendisi Fransız diline ve kültürüne meyilliydi. Ruslar’ı da büyük Avrupa ailesinin bir temsilcisi olarak görmeyi arzuluyordu ve Fransızcayı Rusya’da saray dili seviyesine yükseltmişti. Gelecek yüzyıl boyunca Fransızca konuşmak ve Fransız kültürünün taşıyıcısı olmak Rusya asaletinin temel özelliği gibi değerlendilirdi. İşte bu tarihi ve kültürel bağlam “Savaş ve Barış” romanına yansır. II. Katerina’nın torunu I. Aleksandr iktidara 1801 yılında, 24 yaşında gelmişti. Romanda onun annesi Mariya Fyodrovna Rusya’da iktidara etki imkânı olan, güçlü kadın olarak tasvir edilir.
